Ben ve Şehir

KAPALICARSI
SharePaylaş

 

Kapalıçarşı ismi içinde yazılı olmayan ama orada çalışan yamak,çırak,usta,esnaf ve sürekli müdavimleri arasında konuşulan bir kültürü,geleneği,kendi kurallari ve dilini barındırır. En geçerli teminat sözdür. Sokaklarında,hanlarında kayboldukça başka bir dünyanın içine girmiş gibi hissedersiniz. Öyledir de; dünyanin bu en eski çarşısı bir dünyadır. Herşey,herkes andadır.Canlıdır Kapalıçarşı.

Nuriosmaniye, Mercan ve Beyazit'a açılan kapıların dışıda Kapalıçarşı’nın devamı gibidir. Bana kalırsa en iyi güzergah her ziyaretinizde başka bir yöne doğru yürümek ve aralarda karşınıza çıkan hanlarda mola vermek. Dükkanlardan birinden uzatılan bir taburenin üzerinde oturarak da olsa hanların içinde bulunan çay ocaklarında çay içmek.

Zincirlihan benim en sevdiklerimden bir tanesi.Iki katlı hanın geniş bir avlusu bulunur. Hayalindeki takıyı yaptırmak isteyen çoğu Istanbullu Garbis Usta’yı bulmuştur. Atölyesi hanın hemen girişinde sizi karşılar.Dekorasyon dergilerine bakıp bakıp evet işte böyle eski ve güzel bir kilim istiyorum mu diyorsunuz; Sişko Osman uğranmasi gereken ilk yerdir. Orada geçirdiğiniz zaman uzadıkça;ilgili ve biraz da ısrarcı olursanız depodan en iyi parçalar yavaş yavaş çıkarılır ve ustaca bir el hareketiyle önünüze serilir.

Abdullah,Dervis ve Örmeciler de bulunan Murat Danıs (Sıvaslı Yazmacı) ta hala eski el dokuması tezgahlardas,ham ipek,pamuk ve ketenden kumaşlar bulabilirsiniz. Murat Bey'i belki birkaç ziyaretten sonra sizi deposuna götürmesi için ikna edebilirsiniz.


 

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
Sayfa 2 / 2